Diz ve kalça eklemlerinde görülen kireçlenme (osteoartrit), özellikle orta ve ileri yaş grubunda en sık karşılaşılan eklem hastalıklarından biridir. Bu durum, eklem kıkırdağının zamanla aşınması ve yapısının bozulması sonucu ortaya çıkar. Kıkırdak dokusunun görevini tam olarak yerine getirememesi, kemiklerin birbirine sürtünmesine ve buna bağlı olarak ağrı, sertlik ve hareket kısıtlılığına yol açar.
Hastalığın başlangıç dönemlerinde genellikle sabah tutukluğu, uzun süre oturduktan sonra kalkarken zorlanma ve hafif ağrılar görülür. Zamanla bu şikâyetler artar ve günlük yaşam aktivitelerini zorlaştıracak seviyeye ulaşabilir. Özellikle merdiven çıkma, çömelme ve uzun yürüyüşler belirgin şekilde ağrılı hale gelir.
Diz ve kalça kireçlenmesinde risk faktörleri arasında yaşlanma, fazla kilo, genetik yatkınlık, daha önce geçirilmiş eklem travmaları ve eklemi zorlayan meslekler yer alır. Erken dönemde teşhis konulması, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak açısından büyük önem taşır.
Tanı sürecinde fizik muayene ile birlikte röntgen ve MR gibi görüntüleme yöntemleri kullanılarak eklemdeki aşınma derecesi değerlendirilir. Tedavi planı ise hastalığın evresine göre belirlenir. Hafif ve orta evrelerde ilaç tedavisi, fizik tedavi, egzersiz programları ve eklem içi enjeksiyonlar uygulanabilir.
İleri evre kireçlenme vakalarında ise diz ve kalça protezi ameliyatları kalıcı çözüm sağlayabilmektedir. Bununla birlikte PRP ve kök hücre gibi yenileyici tedavi yöntemleri bazı hastalarda destekleyici olarak kullanılabilmektedir.
Op. Dr. İsmet Akçay, diz ve kalça kireçlenmesi tedavisinde hastalığın evresine uygun kişiye özel yaklaşımlar uygulayarak hem ağrının azaltılmasını hem de yaşam kalitesinin artırılmasını hedefler.
Diz ve kalça sağlığını korumak için ideal kilo kontrolü, düzenli egzersiz ve eklemleri zorlayan hareketlerden kaçınmak oldukça önemlidir.